ONLARDA AVRUPA BİRLİĞİNDEN YANA !

Salı, Mayıse 5, 2007 -Kategori: HUKUK



Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YENİ TÜRK CEZA KANUNU VE GETİRDİĞİ YENİLİKLER

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

                       ''SOYKIRIM VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR

                        Bir planın icrası suretiyle
                        milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya
                        kısmen yokedilmesi amacıyla, bu grup üyelerine karşı
                        kasten öldürme, kişilerin bedensel veya ruhsal
                        bütünlüğüne zarar verme, grubun tamamen veya kısmen
                        yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya
                        zorlanması, grup içinde doğumlara engel olunması, gruba
                        ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi,
                        'soykırım' suçu sayılacak. Soykırım suçu failine
                        ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilecek. Ancak,
                        soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten
                        yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca
                        gerçek içtima hükümleri uygulanacak. Ayıca, bu suçlardan
                        dolayı zamanaşımı işlemeyecek. Irki veya dini saiklerle
                        toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda
                        sistemli olarak kasten öldürme, kasten yaralama,
                        işkence, eziyet veya köleleştirme, kişi hürriyetlerinden
                        yoksun kılma, bilimsel deneylere tabi kılma, cinsel
                        saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı, zorla
                        hamile bırakma, 'insanlığa karşı suç' sayılacak. Bu
                        suçlardan dolayı zamanaşımı işlemeyecek. Bu suçları
                        işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişilere 10
                        yıldan 15 yıla, bu örgütlere üye olanlara 5 yıldan 10
                        yıla kadar hapis cezası verilecek ve zamanaşımı
                        işlemeyecek.

                       ORGAN VE DOKU TİCARETİ

                        Hukuken geçerli rızaya dayalı
                        olmaksızın kişiden organ alan kimse, 5 yıldan 9 yıla
                        kadar hapse çarptırılacak. Suç konusu doku olursa, 2
                        yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Belli
                        bir çıkar karşılığı hukuka aykırı olarak ölüden organ
                        veya doku alan kimse, 1 yıla kadar hapis cezasına
                        çarptırılacak.

                         KÜRTAJ SÜRESİ KORUNDU

                        Kürtaj süresi 10 hafta olarak
                        korunan yasaya göre, rızası olmaksızın bir kadının
                        çocuğunu düşürten kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis
                        cezasına çarptırılacak. Tıbbi zorunluluk bulunmadığı
                        halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi 10
                        haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi,
                        2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
                        Bu durumda, çocuğun düşürülmesine rıza gösteren kadın
                        hakkında bir yıla kadar hapis veya adli para cezası
                        verilecek. Rızaya dayalı olsa bile gebelik süresi 10
                        haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili
                        olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde 2
                        yıldan 4 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.

                        TECAVÜZLE HAMİLE KALINMASI...

                        Kadının mağduru olduğu
                        bir suç sonucu (tecavüz) gebe kalması halinde, süresi 20
                        haftadan fazla olmamak ve kadının rızası alınmak
                        koşuluyla gebeliği sona erdirenlere ceza verilmeyecek.
                        Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından
                        hastane ortamında sona erdirilmesi zorunlu tutulacak.
                        Gebelik süresi 10 haftadan fazla olan kadının çocuğunu
                        isteyerek düşürmesi halinde bir yıla kadar hapis cezası
                        ile cezalandırılacak. Bir erkek veya kadını rızası
                        olmaksızın kısırlaştıranlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis
                        cezası verilecek.

                         CİNSEL SALDIRI

                        Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut
                        dokunulmazlığını ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti
                        üzerine 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecek.
                        Fiilin, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması
                        suretiyle işlenmesi durumunda 7 yıldan 12 yıla kadar
                        hapis cezasına hükmolunacak. Bunun eşe karşı işlenmesi
                        halinde ise soruşturma ve kovuşturmanın yapılması
                        mağdurun şikayetine bağlı olacak. Cinsel saldırı suçunun
                        beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye,
                        kamu görevinin ve hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz
                        kötüye kullanılarak, bir, iki ve üçüncü derecede kan ve
                        kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye
                        silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte
                        işlenmesi halinde bu ceza, yarı oranında artırılacak.
                        Cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında mağdurun
                        direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir
                        ve şiddet kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten
                        yaralama suçundan dolayı cezalandırılacak. Cinsel
                        saldırı suçunun sonucunda mağdurun beden veya ruh
                        sağlığının bozulması halinde faile 10 yıldan az olmamak
                        üzere hapis cezası verilecek. Suç sonucunda mağdurun
                        ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
                        hükmolunacak.

                        ÇOCUKLARIN İSTİSMARI

                        Çocukların cinsel istismarına da
                        ağır cezalar getiren yasaya göre, çocuğu cinsel yönden
                        istismar eden kişi, 3 yıldan 8 yıla kadar hapisle
                        cezalandırılacak. Cinsel istismarın vücuda organ veya
                        sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
                        durumunda 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına
                        hükmolunacak. Cinsel istismar üstsoy, ikinci veya üçüncü
                        derecede kan veya kayın hısmı, üvey baba, evlat edinen,
                        vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren
                        veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
                        tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz
                        kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleşirse verilecek
                        ceza yarı oranında artırılacak.

                        REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ

                        Cebir, tehdit ve hile
                        olmaksızın 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel
                        ilişkide bulunan kişi, mağdurun şikayeti üzerine 6 aydan
                        2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Fail
                        mağdurdan 5 yaş daha büyükse şikayet koşulu aranmaksızın
                        cezası 2 kat artırılacak. Bir kişiyi cinsel amaçlı
                        olarak taciz eden kişi hakkında mağdurun şikayeti
                        üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para
                        cezası istenecek.

                        ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ

                        Kişiler arasında haberleşmenin
                        gizliliğini ihlal eden kimse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis
                        veya adli para cezasına çarptırılacak. Gizliliğin
                        haberleşmenin kaydı yoluyla ihlal edilmesi durumunda bir
                        yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Kişiler
                        arasında aleni olmayan konuşmaları, taraflardan birinin
                        rızası olmaksızın bir dinleme aletiyle izleyen ve
                        bunları ses cihazıyla kaydeden kişi hakkında 2 aydan 6
                        aya kadar hapis cezası istenecek. Katıldığı aleni
                        olmayan bir söyleşiyi, diğer katılanların onayı olmadan
                        ses alma cihazı ile kayda alan kişi 6 aya kadar hapis
                        veya adli para cezası ile cezalandırılacak. Bu suçları
                        işleyerek elde edildiği bilinen bilgilerden yarar
                        sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer
                        kişilerin bilgi edinmelerini sağlayan kişi, 6 aydan 2
                        yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile
                        cezalandırılacak. Kabul edilen bir önerge ile bu
                        konuşmaların basın veya yayın yoluyla yayınlanması
                        durumunda verilecek cezanın üçte biri oranında
                        artırılmasından vazgeçildi. Kişilerin özel hayatının
                        gizliliğini ihlal eden kimse hakkında 6 aydan 2 yıla
                        kadar hapis cezası istenecek, gizliliğin görüntü veya
                        seslerin kayda alınması yoluyla ihlali durumunda cezanın
                        alt sınırı bir yıldan az olmayacak.

                        KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI

                        Hukuka aykırı olarak
                        kişisel verileri kaydeden kimseye 6 aydan 3 yıla kadar
                        hapis; kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
                        ırki kökenlerine, hukuka aykırı olarak ahlaki
                        eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına
                        veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel
                        veri olarak kaydeden kimse hakkında da aynı ceza ile;
                        kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren,
                        yayan veya ele geçiren kişi ise bir yıldan 4 yıla kadar
                        hapisle cezalandırılacak. Kişisel verilerin
                        kaydedilmesi, verilerin hukuka aykırı olarak ele
                        geçirilmesi veya verileri yok etme hariç bu suçların
                        soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olacak.
                        Yasaya göre, başkasına ait taşınır malı kendisine veya
                        başkasına bir yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden
                        alan kimseye bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
                        verilecek. Ekonomik değer taşıyan her türlü enerji,
                        'taşınır mal' sayılacak. Nitelikli hırsızlık suçunun
                        elektrik enerjisi hakkında işlenmesi halinde ise cezası,
                        2 yıldan 5 yıla kadar hapis olacak. 'Nitelikli
                        hırsızlık' kapsamına alınan kapkaç suçunun cezası 3
                        yıldan 7 yıla kadar hapis olacak. Beden ve ruh sağlığını
                        korumayacak durumda olanlardan kapkaç yapanlara ceza
                        üçte bir oranında artırılarak uygulanacak. Hırsızlık
                        suçunun; sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve
                        bunların nakline, işlenmesine, depolanmasına ait
                        tesislerde işleyenler 3-7 yıl arasında hapis cezasıyla
                        cezalandırılacak. Bu suç örgüt halinde işlenirse 15 yıla
                        kadar hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezasına
                        hükmolunacak.

                        ETKİN PİŞMANLIK

                        Hırsızlık, mala zarar verme, güveni
                        kötüye kullanma, dolandırıcılık ve karşılıksız
                        yararlanma suçları tamamlanmasına karşın hakkında
                        kovuşturma açılmadan etkin pişmanlık gösterenlerin
                        cezası üçte birden üçte ikiye kadar indirilecek. Yağma
                        suçunda ise cezada altıda birden üçte bire kadar indirim
                        yapılacak. Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin
                        pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun
                        rızası aranacak.

                        GECEKONDU YAPTIRANA AĞIR CEZA

                        Yapı ruhsat müsadesi
                        alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran
                        kişi bir yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile
                        cezalandırılacak. Yapı ruhsat müsadesi olmadan
                        başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere
                        elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsade
                        eden kişi de aynı cezaya çarptırılacak. Yapı kullanma
                        izni alınmamış binalarda herhangi bir sınayi
                        faaliyetinin icrasına müsade eden kişi hakkında 2 yıldan
                        5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Kişinin
                        ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yaptırdığı binaya
                        imar plan ve ruhsatına uygun hale getirmesi durumunda
                        kamu davası açılamayacak, açılmış olan kamu davası
                        düşecek, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan
                        kalkacak.

                        MÜSTEHCENLİK

                        Alenen cinsel ilişkide bulunan veya
                        teşhircilik yapan kişi, 6 aydan bir yıla kadar hapisle
                        cezalandırılacak. Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı
                        veya sözleri içeren ürünleri veren, bunların içeriğini
                        gösteren, okuyan, okutan veya dinleten; bunların
                        içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
                        yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde
                        sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten; bu
                        ürünleri içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa
                        veya kiraya arzeden; bu ürünleri satışına mahsus
                        alışveriş yerleri dışında satan veya kiraya veren; bu
                        ürünleri sair mal veya hizmet satışları yanında veya
                        dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
                        reklamını yapan kişi hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis
                        ve adli para cezası istenecek. Müstehcen görüntü, yazı
                        veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan veya
                        yayınlamasına aracılık eden kişi 6 aydan 3 yıla kadar
                        hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına
                        çarptırılacak. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
                        içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişiye, 5
                        yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para
                        cezası verilecek. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan,
                        satışa arzeden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının
                        kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan 4
                        yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına
                        çarptırılacak. Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş
                        insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan
                        cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses ve görüntü içeren
                        ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arzeden, satan,
                        nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya
                        bulunduran kişi de bir yıldan 4 yıla kadar hapisle
                        yargılanacak. Bu ürünlerin içeriğini basın ve yayın
                        yoluyla yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya
                        da çocukların ulaşmasını sağlayan kişi ise 6 yıldan 10
                        yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Bu düzenleme,
                        bilimsel eserler ile çocukların pornografide
                        kullanılması hariç olmak üzere sanatsal ve edebi eserler
                        için uygulanmayacak.

                        FUHUŞ

                        Çocukların fuhuşa teşvik edilmesine de ağır
                        yaptırımlar getiriliyor. Çocuğu fuhuşa teşvik eden, bunu
                        kolaylaştıran kişiye 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası
                        ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu suçun
                        işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de 'tamamlanmış
                        suç' gibi cezalandırılacak. Bir kimseyi fuhuşa teşvik
                        eden ve bunu kolaylaştıran kimseye 2 yıldan 4 yıla kadar
                        hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
                        Fuhuşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak
                        kısmen veya tamamen geçimin sağlanması da fuhuşa teşvik
                        sayılacak. Fuhuş amacıyla ülkeye insan sokan ve ülke
                        dışına insan çıkaran da aynı cezayı alacak. Fuhuşa
                        sürüklenen kişi tedavi ve terapiye tabi tutulacak.

                        ÇOCUĞUNU DÖVEN ANNE VE BABAYA DA CEZA

                        Sağlık
                        kurumundaki bir çocuğu başka bir çocukla karışmasına
                        neden olan kişi hakkında bir yıla kadar hapis cezası
                        istenecek. Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden
                        birine karşı kötü muamele yapan kimse, 2 aydan bir yıla
                        kadar hapis cezasına çarptırılacak. İdaresi altında
                        bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, korumak veya bir
                        meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi
                        üzerinde disiplin yetkisini kötüye kullanan kimseye, bir
                        yıla kadar hapis cezası verilecek. Aile hukukundan doğan
                        bakım, eğitim, destek olma yükümlüğünü yerine getirmeyen
                        kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezasına
                        çarptırılacak. Hamile olduğunu bildiği eşini veya
                        sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış
                        olduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda
                        terk eden kimse hakkında 3 aydan bir yıla kadar hapis
                        cezası istenecek. Velayet hakları kaldırılmış olsa da
                        itiyadı sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
                        kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketler
                        sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle
                        çocukların ahlaki, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde
                        tehlikeye sokan anne veya baba, 3 aydan bir yıla kadar
                        hapis cezasına çarptırılacak.

                        TEFECİLİK

                        'Tefecilik' suçunu da yeniden düzenleyen
                        yasaya göre, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç
                        para verenlere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne
                        kadar adli para cezası verilecek. Cebir veya tehditle
                        bir kimseyi sınai veya ticari bir sırrı açıklamaya
                        mecbur kılanlar ise 3 yıldan 7 yıla kadar hapis
                        cezasıyla yargılanacak.

                        SAHTE KREDİ KARTI KULLANAN

                        Bilişim sisteminin bütününe
                        veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada
                        kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya
                        adli para cezası verilecek. Bu fiil nedeniyle sistemin
                        içerdiği veriler yokolur veya değişirse 6 aydan 3 yıla
                        kadar hapis cezasına hükmolunacak. Bir bilişim
                        sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kimseye bir
                        yıldan 5 yıla; sisteme hukuka aykırı şekilde veri
                        yerleştiren, varolan verileri başka yere gönderen,
                        erişilmez kılan, değiştiren, yokeden kimse hakkında ise
                        6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istenecek. Bu suçun,
                        bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurumu veya
                        kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi
                        halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak. Sahte
                        oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka
                        veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya
                        başkasına yarar sağlayan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar
                        hapis cezasına çarptırılacak.

                        GENİTAL MUAYENE

                        Yetkili hakim ve savcı kararı
                        olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bunu
                        yapan fail hakkında 3 aydan bir yıla kadar hapis cezası
                        istenecek.

                        ADİL YARGILAMAYI ETKİLEME

                        Bir olayla ilgili olarak
                        soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya
                        kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları
                        etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda
                        bulunan kişi hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis
                        cezasına hükmolunacak. Bu suçun basın ve yayın yoluyla
                        işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılacak.

                        DEVLETİN BİRLİĞİ VE ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZMA

                        Devletin
                        topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir
                        devletin egemenliği altına koymak, devletin birliğinin
                        bozmak, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan
                        bir kısmını devlet idaresinden ayırmak, devletin
       

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3091 Sayılı Kanunun

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki olay ve durumlar 3091 sayılı Kanunun uygulanmasında taşınmaz mala tecavüz veya müdahale sayılır:

a) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
b) Ekim ve dikimde bulunmak,
c) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçedeki mahsulü biçmek, toplamak,
d) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, gübre ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
e) Sulama veya içme sularından, su kuyularından, sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve arklarından yararlanmayı engellemek,
f) Başkasının arazisi üzerinde su geçirmek üzere ark açmak,
g) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak,
h) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda bulunmak.


Müşterek veya İştirak Halinde Mülkiyetten Doğan Zilyetlik:

Bir taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişilerin bir arada zilyet oldukları müşterek veya iştirak halinde mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin taşınmazda hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin hem diğer hissedarlara, hem de üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu gibi durumlarda (müşterek hissedarlıktan) söz edilerek 3091 sayılı Kanunun olaya uygulanmaması yoluna gidilemez.

Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması halinde de bu Kanuna göre tecavüz veya müdahalenin önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir ve eylemli olarak zilyetliklerini sürdürenlerin zilyetlikleri hem diğer mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.


Ortaklık ve Kira Sözleşmesi :
Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.

Damlı Yapı ve Fuzuli İşgal :
Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır.

Fuzuli işgal :
Bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle; bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.

Başvuru
Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili makamlara başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir. Zilyet birden fazla ise içlerinden birinin başvurması yeterlidir.

Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzel kişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi tarafından yapılır.

Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili makama başvuruda bulunabilir.

Başvurular bir dilekçe ile merkez ilçelerde Valiliklere, ilçelerde Kaymakamlıklara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır.

Kan hısımları ile sihri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme konulmaz.
Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni süresi içinde bizzat veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak duyurulur.


Başvuruda Bulunma Süresi
Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl getikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz.

Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durdurmaz.

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara bu Kanunun yürürlüğe girdiği 15/12/1984 tarihinden sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.

Ücretler (Örnek olarak verilmiştir)
Müracaat eden kişi:

2 adet memur harcırahı ( 2 x 9 milyon )
1 infaz memuru harcırahı ( 9 milyon)
2 defa olay yerine gidip gelmek üzere tutacağı araba ücretini ödemek zorundadır.

Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa; masrafları karşı taraftan (gerekirse icra yoluyla) tahsil eder.

Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa; masraflar kendi üzerinde kalır, ikinci defa olay yerine gidilmeyeceği için araba ücreti 1 sefer tahakkuk eder.

DİLEKÇE ÖRNEĞİ



KAYMAKAMLIK MAKAMINA
YENİCE



Şikayetçinin Adı Soyadı :
Şikayetçinin Adresi :
Davalının Adı Soyadı :
Davalının Adresi :

ŞİKAYETE KONU GAYRİMENKULÜN:
Sokağı/Mahallesi :
Mevkii :
Cinsi :
Miktarı :
Kuzeyi :
Güneyi :
Doğusu :
Batısı :

Tecavüz / Müdahale Tarihi :

Haberalma Tarihi :

Daha Önce Men Kararı Verilmişse Tarih ve Sayısı :

Yukarıda kimliği bulunan.................., ............. ............ adresinde bulunan binaya ait olan ve eskiden beri kullanageldiğim kömürlüğü yerleşim amacıyla kiralayarak kullanmama engel olmaktadır.
3091 Sayılı Kanuna göre işlem yapılması hususunda gereğini arz ederim.
...../....../2002
...................................

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kanunda Yeşilkart İşlemleri

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

 

''YEŞİLKART ALINMASI

Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kimlerin Yeşil Kart talebinde bulunacakları aşağıya çıkartılmıştır.

1- Hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında bulunmayan ve bu Kanunun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde aylık geliri veya aile içindeki gelir payı 1475 sayılı İş Kanununa göre belirlenen asgari ücretin vergi ve sosyal sigorta primi dışındaki miktarının 1/3' ünden az olan vatandaşlar,

2- Özel kanunlarla sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanması öngörülen vatandaşlar, (Örneğin 2022 sayılı Kanundan yararlananlar)
Başvurular ikametgahları merkez ilçede ise Valiliğin, diğer ilçelerde ise Kaymakamlıkların belirlemiş olduğu Yeşil Kart bürolarına yapılır.
Aynı hane halkından Yeşil Kart talep edenlerin aynı form ile başvuruda bulunmaları asıldır.

Aynı hanede yaşayanlardan biri veya bir kaçı Yeşil Kart talep etmemiş olsa bile, hane halkının tamamı formda gösterilir.
Başvuru, velayet veya vesayet altında bulunan kimseleri de kapsıyorsa, bu kişiler adına kanuni temsilci olarak başvuruda bulunulduğu bildirilir.
Aynı form ile yapılan Yeşil Kart talepleri, hane halkından hane halkı reisi dışında kalan reşit kimseleri de kapsıyor ise, formun beyan, talep ve taahhüdü gösteren bölümü, isimleri ayrı ayrı gösterilerek bunlar tarafından da imzalanır.
Yeşil Kartın kayıp veya zayi edilmesi halinde yahut sevk zincirinin değişmesini gerektiren hallerde Yeşil Kart ve Yeşil Kart Sağlık Cüzdanı, ilgililerin talebi üzerine, Yeşil Kart Uygulaması Kayıt Defteri ve Yeşil Kart Bilgi ve İşlem Dosyası'ndaki bilgiler esas alınarak, tekrar verilir. Verilen sağlık hizmetleri sebebiyle sayfalarının tükenmesi halinde, Yeşil Kartın ibrazı ve Cüzdan'ın geri verilmesi şartı ile, yeniden verilmiş olduğu Cüzdan'ın fotoğraflı sayfasına işlenerek ve ilgilinin Yeşil Kart Numarası aynen korunarak, yeni Cüzdan tanzim edilir

YEŞİLKARTLI HASTALAR İÇİN TEDAVİ PROSEDÜRÜ

 

Ayaktan Tedavilerinde;

Önce sağlık Ocağından, oradan İlçe Devlet Hastanesi, oradan İl Devlet Hastanesine oradan da Bakanlığa bağlı Eğitim Hastanesine sevk yaptırmaları gerekmektedir.
Yeşilkart sahibi hasta ayaktan muayene, tetkik ve tahliller sonucunda kendisine yazılan reçetedeki ilaç ve malzemeleri yeşil kart aldığı mahallin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla temin edebilir.
Yeşilkart sahibi hasta ayaktan muayene, tetkik ve tahliller sonucunda kendisine yazılan reçetedeki ilaç ve malzemeleri yeşil kart aldığı mahallin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla temin edebilir.
 

Yatarak Tedavilerinde;

Bu kişiler ilçe Sosyal yardımlaşma ve dayanışma Vakıflarına müracaat ederek sevk kağıdı alacaklardır.
Sevk işlemi, kişinin Sağlık Cüzdanında yazılı sevk zincirindeki sıraya uygun olarak yapılmalıdır
Sevk kağıdı alan vatandaşlar sevk zincirine uygun olarak ilgili hastanede muayene ve tedavilerini yaptıracaklar, muayene ve tedavi giderleri hastane tarafından 3816 sayılı Kanuna göre Tedavi hizmetleri Genel Müdürlünden talep edilecektir.

Yeşil Kart öncesi ve sonrası tedavi bedelleri ;

Herhangi bir sosyal güvencesi olamayan, hastane masraflarını ödeme gücü bulunmayan ve yeşil kart almamış kişilerin sağlık sorunları halinde Devlet Hastanelerinde ve Üniversite hastanelerinde yatarak gördükleri tedavileri esnasında Yeşil Kart aldıkları görülmüştür. Bu kişilerin hastaneye yatış tarihi ile yeşil kartın verildiği tarih arasında geçen sürede tahakkuk eden tedavi giderleri aşağıda belirtildiği gibi karşılanacaktır.

1. Devlet Hastanelerinde; Hastaneye yatış tarihinden yeşil kartın verildiği tarihe kadar olan süredeki tedavi giderleri Başbakanlık SYDTF dan aktarılan avanstan, yeşil kartın verildiği tarihten taburcu olunan tarihe kadar olan ilaç ve tedavi giderleri ise hastane tarafından Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden talep edilecektir.

2. Üniversite Hastanelerinde; Hastaneye yatış tarihi ile yeşil kartın verildiği tarihe kadar olan tedavi giderleri, şahısların ikamet ettikleri yerin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca (muhtaçlıklarının tespiti halinde), yeşil kartın verildiği tarihten taburcu olunan tarihe kadar olan hastane ve tedavi giderleri ise en son sevki yapan Devlet Hastanesi tarafından karşılanacaktır.

Sosyal Güvencesi olamayan ancak yeşil kart alamayan vatandaşların tedavileri ;

Bu hastalar acil haller dışında hastanelere müracaat etmeyecekler, ikamet ettikleri mahallin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından alacakları belge ile Devlet Hastanelerine başvuracaklardır.
Acil hallerde ise derhal hastanelere kabul edilen ve ödeme imkanı olmadığını beyan eden kişilere taburcu işleminden önce bir taahhütname tanzim ettirilecektir. Bu taahhütname ile ilgili Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından hastanın fakirliği onaylanırsa Vakıftan, onaylanmazsa kişinin kendisinden karşılanır. ''(DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN,YEŞİL KART MAFYASINA HAYIR!!! )

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

65 Yaşını Dolmuşlara Yaşlılık Aylığı Bağlanması

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

Gereken Evraklar:

 

1- Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği

2- Muhtaçlık Belgesi

3- (3) adet belgelik fotoğraf

4- Tapu Sicil Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Defterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğü, İcra Müdürlüğü ve Bağ-Kur Müdürlüğü’ne soruşturma yazıları

5- 18 yaşını doldurmuş malûl vatandaşlar için Devlet Hastanesinden alınacak Sağlık Kurulu Raporu

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kanunda Nüfus Cüzdanı İşlemleri

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

''Nüfus Cüzdanı Alma Yükümlülüğü:

Nüfus aile kütüklerine kayıt edilen her Türk Vatandaşına bir nüfus cüzdanı verilir.

Nüfus cüzdanı yenileme ve kayıptan almak için, ikamet ettiği yer muhtarlığınca düzenlenen fotoğraflı Nüfus Cüzdanı Kayıp ve Değiştirme Belgesi ve 1 adet fotoğraf ile birlikte nüfus idaresine baş vurulur.

Nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesine yapıştırılan fotoğraf ile Nüfus Müdürlüğüne ibraz edilen fotoğrafın aynı olması ve nüfus cüzdanı alma anındaki halini yansıtan en son altı ay içerisinde çekilmiş olması, ayrıca erkeklerin baş açık tam cepheden, kadınların ise alın ve çeneleri açık olmak üzere baş örtülü fotoğrafı kabul edilir.

Nüfus cüzdanları imza karşılığında, reşit olanların kendilerine, küçüklerin ise ana, baba, veli veya vasilerine verilir.''

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kanunda İnsan Haklarının Korunması

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

''İnsan Haklarının korunmasını sağlamak, ihlal iddiaları hakkında gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak ve bunların sonuçlarını yetkili mercilere bildirmek, insan hakları ile ilgili olarak toplumu bilgilendirmek, uygulayıcıları ve kamu görevlilerini eğitmek, bu konuda görevlendirilen Devlet Bakanının verdiği görevleri yerine getirmek amacıyla Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde İlçe İnsan Hakları Kurulu oluşturulmuştur.
Bu konuda yapılacak başvuru form örneği aşağıdadır.


İNSAN HAKLARI DANIŞMA MASASI BAŞVURU DÜZENLEME FORMU


I- Başvuru sahibine ilişkin bilgiler :

Adı ve Soyadı :
Cinsiyeti :
Uyruğu :
Mesleği :
Doğum yeri ve tarihi :
Adresi ve telefon numarası:

II- Başvurunun kim tarafından yapıldığı :

a) Mağdurun kendisi
c) Mağdurun/Mağdurların yasal temsilcisi ya da avukatı
b) Akrabası
d) Diğer (Yakını,görgü tanığı vs.)

III- Başvurunun türü :

a) Dilekçe b) Telefon c) E-Mail d) Sözlü


IV- Başvuruya ilişkin bilgiler :

a) Konu :
b) Yer ve Tarih :
c) İlgili kişi veya kurum :
d) Başvurunun özeti :

Formu hazırlayan masa görevlisinin
adı, soyadı, tarih ve imza : ''

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hukuksal Evlenme İşlemleri

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

 

''Bildirim yükümlülüğü ve süresi:
Evlenmeye karar veren kişiler bulundukları yer itibari ile (Köy Muhtarlıklarına veya Belediye Başkanlığı Evlendirme Memurluğuna) birlikte müracaat ederek evlilik işlemlerini başlatırlar.

 Müracaatta İstenilen Belgeler:
1- Evlenmek isteyen kadın ve erkeğin nüfus cüzdanlarının aslı.
2- 6 şar adet fotoğraf.
3- Evlenmek isteyen kadın ve erkeğin sağlık raporları.
4- Nüfus Müdürlüğünden çıkartılacak nüfus kayıt örnekleri.
Evlendirme Memurları akit tarihinden itibaren bir ay içerisinde evlenme evraklarını o yer nüfus idaresine bildirmekle yükümlüdür.

Ülkemizde, evlilik işlemleri Türk Medeni Kanunu ve Evlendirme Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.


 EN ERKEN NE ZAMAN EVLENİLEBİLİR?
Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.

Onsekiz yaşını doldurmamış, onyedi yaşını doldurmuş küçükler yasal temsilcinin izniyle evlenebilirler.

Ancak, hakim olağanüstü durumlarda onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Eğer mümkünse karar öncesi anne ve/veya baba ya da vasiyi dinler.

 KİMLER, HANGİ DURUMLARDA EVLENEMEZ?
1. Ayırt etme gücüne sahip olamayanlar evlenemez (Ancak kısıtlılar yasal temsilcinin izniyle evlenebilir)
2. Hısımlık bağı olanlar evlenemez.
3. Önceki evliliğin sona erdiğini ispat edemeyenler; gaiplik durumunda, evliliğin feshine dair mahkeme kararı almayanlar evlenemez.
4. Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.
(Ancak doğurduğunda bu süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri halinde mahkeme bu süreyi kaldırır)
5. Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.
6. Evlenmeye engel hastalığının bulunmadığını, resmi sağlık raporu ile belgelendirmeyenler evlenemezler. 

EVLENMEK İÇİN NEREYE, NASIL VE HANGİ BELGELERLE BAŞVURULUR?

1. Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte yazılı veya sözlü olarak başvururlar.
2. Başvuru, kadın ve erkek veya onların vekillerince örneğine uygun olarak düzenlenmiş ve imza edilmiş olan "Evlenme Beyannamesi" ile yapılır.
3. Başvuru sırasında her iki tarafın birlikte olması halinde imzaların onaylanması, başvuruyu kabul eden memur tarafından yapılır.
4. Sözlü başvuru durumunda, sözlü başvuru evlendirme memuru huzurunda evlenme beyannamesine geçirilerek taraflarca imzalanır; evlendirme memurları tarafından imzalar onaylanır.
5. Başvuru sırasında taraflardan birinin bulunmaması ve evlenme beyannamesini imza etmiş olması halinde bu beyannamedeki imzanın köy veya mahalle muhtarları, noterler, evlenecekler işçi veya memur ise, dairesi amirlerince onaylanmış olması şarttır.
6. Evlenecek kişi, düzenlenecek özel vekaletname ile de evlenme işlemlerini yürütebilir. 

EVLENEBİLMEK İÇİN SAĞLANMASI GEREKLİ BELGELER NELERDİR?

Fotoğraflı Nüfus Cüzdanı ve Örneği
Fotoğraflı nüfus cüzdanı gösterilmesi şarttır. Nüfus Müdürlüğünden alınan nüfus kaydı örneği evlendirme memurluğuna verilir.

Evlenme Beyannamesi
Evrak belediye evlendirme biriminden alınır. Dört örnek olarak düzenlenir. Bu formda silinti ve karalama yapılmaması gerekmektedir. Evlenmeyle ilgili mahkeme kararı varsa bunlar beyannameye eklenir.

Dörder Adet Vesikalık Fotoğraf
Verilecek dörder adet fotoğrafın inkılap kanunlarına uygun kıyafet içerisinde baş açık, cepheden ve başın yüz ile alın kısımlarını tamamen gösterir şekilde çektirilmiş olması gerekir. Kadınların, yüz ve alın kısımları açık olmak kaydıyla başörtü ile çekilmiş fotoğrafları kabul edilebilir.

Evlenmeye Engel Hastalığının Bulunmadığını Gösteren Sağlık Raporu
Evlendirme memurluğu başvuru üzerine, bir form doldurarak, evlenecekleri, evlenmeye engel hastalığının bulunmadığının belirlenmesi için resmi sağlık kuruluşlarına gönderir. Hükümet tabibi tarafından verilmiş sağlık raporları ve ayrıca hükümet tabibinin gerek duyması durumunda, evlenecek kişilerde akıl hastalığı olup olmadığını, varsa evlenmesinde tıbbi sakınca olup olmadığını gösteren "resmi sağlık kurulu raporu" alınarak evlendirme memurluğuna verilmelidir.

Evlenme Ehliyet Belgesi
Evlendirme memuru başvuranların medeni hallerinde kuşkuya kapılırsa ilgililerin kayıtlı bulunduğu yer nüfus idaresinden "evlenme ehliyet belgesi" isteyebilir.

Rıza Belgesi
16 yaşını doldurmuş erkek ve kadınlar ancak hakim kararıyla ; 17 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış erkek ve kadınlar yasal temsilcilerinin izni ile evlenebilir.
Yasal temsilcilerinin izni gereken bu durumda;

a. Evlenme Beyannamesinin arkasındaki "rıza belgesi" doldurulmalıdır. Ana ve babanın veya vasinin imzasının bulunduğu bölüm ya yetkili merciler tarafından onaylanmış olacaktır ya da rıza belgeleri ana ve baba veya vasi tarafından bizzat evlendirme memurunun huzurunda da imzalanacaktır ki bu takdirde imza onaylaması evlendirme memurunca yapılır.
b. Ana ve babadan birinin ölmüş olması durumunda sağ olan veya boşanma halinde velayet verilmiş olan tarafın imzası yeterlidir.
c. Rıza belgesi vasi tarafından imza edildiği takdirde vasi tayinine dair mahkeme kararı istenir ve dosyaya eklenir. 

BİR KADIN EVLENDİKTEN SONRA DA KENDİ SOYADINI KULLANMAK İSTİYORSA NE YAPMALIDIR?

(Bu hakkın dayanağı Türk Medeni Kanunun 187. maddesidir), belediye evlendirme memurluğuna, yazılı olarak başvurulması gerekir. Böylece, kadın, kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. 

BİR TÜRK'ÜN BİR YABANCI VEYA İKİ YABANCININ BİRBİRLERİYLE TÜRKİYE'DE EVLENME KOŞULLARI NELERDİR?

Türkiye'de bir Türk vatandaşı ile bir yabancı veya aynı devlet vatandaşı olmayan iki yabancı ancak yetkili Türk evlendirme memuru önünde evlenebilirler.
1. Yabancıların evlenme isteklerine dair müracaatları evlendirme memurluğunca kabul edilerek, bu yönetmeliğin Türk vatandaşlarının evlenmeleri hakkındaki esas ve usul hükümleri yabancılar için de uygulanır.
2. Yabancı uyruklu tarafın bağlı olduğu konsolosluktan evli olmadığını gösteren Türkçe "Evlenme Ehliyet Belgesi" alınacaktır. Evlenme ehliyet belgesinin getirtilmesi konusunda evlendirme memurları yabancı devlet başkonsoloslukları ile doğrudan yazışma yapabilecekleri gibi, Genel Müdürlük aracılığıyla da bu belgeleri getirtebilir.
3. Aynı devlet vatandaşı olan iki yabancı kendi milli kanunu yetki vermiş olduğu takdirde, o devletin Türkiye'deki temsilcilikleri önünde evlenme yapabilecekleri gibi Türk makamları önünde de evlenebilirler.
4. Hazırlanan evraklar ile ilgili belediyenin Evlendirme Birimi'ne başvuru yapıldığında, evlendirme işlemleri bu birim tarafından gerçekleştirilecektir. 

EVLENMENİN OTURULAN YERDEN BAŞKA YERDE YAPILMASININ KOŞULLARI NELERDİR?
Dosyanın incelenmesi sonucunda evlenmeye engel bir hali bulunmadığı ve belgelerinin tam olduğu anlaşılan çiftlere, istekleri durumunda, evlenme beyannamesinin izin belgesi onaylanarak verilir.
Bu belgeyi alan çiftler yurt içinde veya dışında evlendirmeye yetkili makam huzurunda, ayrıca bir dosya düzenlenmesine gerek kalmadan evlenebilirler.
Evlendirme izin belgesi düzenlendiği tarihten itibaren 6 ay geçerlidir.

 EVLİLİK SONRASI NE TÜR BİR BELGE VERİLMEKTEDİR?
Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir.

 EĞER İSTENİRSE DİNİ TÖREN NE ZAMAN YAPILABİLİR?
Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dini töreni yapılamaz. Aksi davranış Türk Ceza yasasında suç sayılmıştır.''

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Doğumla İlgili yasal İşlemler

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

''Bildirim Zorunluluğu ve Süresi:
Her doğum olayının, olayın olduğu yer veya ilgili nüfus idaresine doğumdan itibaren bir ay içerisinde bildirilmesi zorunludur.

 Bildirim Yükümlülüğü:
Doğum olayının baba, anne, bunlar yoksa veya kısıtlı, tutuklu ve hastalık gibi nedenlerle bildirim yapamayacak durumda olması veya orda bulunmaması hallerinde, çocuğun veli veya vasisi bildirmekle yükümlüdür. Resmi vekiller de açıkça yetkili olmak kaydıyla müvekkilleri adına bildirimde bulunabilirler.

 Bildirim Şekli:
Doğum olayı sözlü olarak bildirilir. Bildirim, çocuğun baba veya annesinin nüfus cüzdanı ile varsa doğuma ait resmi belge veya raporlar ile yapılır.

Çocuğun adı:
Çocuğun adım ana ve babası koyar. Ancak, milli kültürümüze, ahlak kurallarına, örf ve adetlerimize uygun düşmeyen veya yasaya aykırı ya da kamuoyunu inciten adlar konulamaz.
''


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

UNUTMAYIN!!!

Salı, Nisan 15, 2007 -Kategori: HUKUK

''Aile Cüzdanı Alma Yükümlülüğü:


Evlenen her çifte evlenmenin yapıldığı sırada Evlendirme Memurluğu tarafından yada önceden evlenenler ile aile cüzdanını kayıp eden veya yenilemek isteyenlere Nüfus Müdürlüğü tarafından bir aile cüzdanı verilir.

Aile Cüzdanı kayıp edenler veya değiştirmek isteyenler kendisi ve eşinin fotoğrafının yapıştırıldığı Aile Cüzdanı Kayıp ve Değiştirme belgesini ikamet ettiği yer muhtarlığına tanzim ettirerek, kendisi ve eşine ait ikişer adet fotoğraf ile birlikte Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek aile cüzdanı alabilirler.

Evlenen kişiler kendileri ve çocuklarının kişisel ve medeni hallerinde meydana gelen değişiklikleri, yeni doğumları ve ölümleri bu cüzdanlara işletmekle yükümlüdürler.''

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -